Başbakan Yıldırım İstanbul'da konuştu

Yıldırım’ın konuşmasından satırbaşları:

Başbakan Yıldırım: Demokrasi yolunda birçok sessiz devrim yaptık. Devletle vatandaş arasındaki ihtilafların çözümü için çok ciddi inisiyatifler aldık. Bütün bunlara rağmen, 15 Temmuz ihanetine maruz kaldık ve tam demokrasiye ulaşmak için yeni adımlar atma ihtiyacını gördük. 15 Temmuz, Türkiye’de gelecek açısından bir dönüm noktasıdır.

15 Temmuz, bir anlamda ikinci Kurtuluş Savaşı’dır ve bu savaştan, bu mücadeleden millet yüzünün akıyla çıkmıştır. Dünya demokrasilerinde görülmemiş bir iş olmuştur. Millet o gün, o gece Başkomutanının, Cumhurbaşkanının, Hükümetinin çağrısına tereddütsüz cevap vermiş ve meydanları doldurarak, tanklara, uçaklara, bombalara karşı göğsünü siper etmiş, ezanları dindirmemiş, bayrağı indirmemiştir.

Ana muhalefet partisi genel başkanı diyor ki; ‘Bu sistem eğer kabul edilirse, bu referandumda ‘evet’ çıkarsa, devrisi gün bütün malınız, mülkünüz elinizden alınacak, iş yerlerinize el konacak. Dükkanlar kapatılacak.’ Efendim, ‘memurların tamamı sözleşmeli hale gelecek. Bakanlar Kurulu olmayacak veya olursa 100 kişi olacak. Her türlü, 24 saatte her türlü değişikliği yapacak ve ülke elden çıkacak.’ Yani ne diyeyim  Herhalde bunu Erzurumlu ‘Teyo Pehlivan’ duysa pataklar. Yapacak bir şey yok. Bu kadar abuk subuk işler olur mu ya  Ya vatandaşın karşısına çıkıyorsunuz, bir ana muhalefet liderisin, söyleyeceğin şeylerin bir kıymetiharbiyesi olması lazım, inandırıcı boyutu olması lazım. Her neyse, herkes marifetini ortaya koyuyor. Biz vatandaşımızı doğru bilgilendirmeye gayret ediyoruz.

Dost bildiğimiz bazı ülkeleri nasıl izah edeceğiz. Onlar da çok keskin bir şekilde, aleni bir şekilde bu ‘hayır’ kampanyasının, ‘hayır’ korosunun içine dahil oldular. Bunda da aslında anlaşılmayacak bir şey yok. Güçlü bir Türkiye, bölgesinde istikrarı sağlamış, sadece kendine değil komşularının da geleceğini bel bağladığı bir Türkiye bunları rahatsız ediyor. Bunu Irak’taki iç savaşta gördük, Suriye’deki karışıklıkta gördük. Türkiye’nin burada nasıl bir teminat olduğunu, bölgenin nasıl güvenliğini sağladığını herkes gördü.

Bölge insanının, hatta Kürtlerin, Türklerin, hepimizin sorunu terör örgütüdür. İşte bu sorunu aramızdan çıkarıp atacağız. Bundan bütün vatandaşlarımız emin olabilir. Terörün ‘t’si kalmayıncaya kadar, bu topraklarda vatandaşlarımızın her biri, yurdun her köşesine rahatça seyahat edebilecek, iş kurabilecek, yaşayabilecek, eğitimini yapabilecek. Bundan emin oluncaya kadar, bu alçak eli kanlı terör örgütüyle mücadelemiz devam edecek. Bu yola baş koyduk. Bu milletin arasını açmaya, kardeşi kardeşe hasım yapmaya, bunlara asla müsaade etmeyeceğiz.

Bizi birbirimize bağlayan milli değerlerimiz var, dini değerlerimiz var. Dini değerlerimizin bilinçli olarak terör örgütü tarafından zayıflatılması, bir anlamda bölgedeki sorunların büyümesine sebep olmuştur. Dolayısıyla hem dini değerlerimize, hem milli değerlerimize, birliğimize, beraberliğimize sahip çıkacağız, geleceği birlikte inşa edeceğiz. Bundan hiçbir endişeniz olmasın.

Bir önceki yazımız olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, orman konusundaki 6 başlığı açıkladı başlıklı makalemizde Cumhurbaşkanı Erdoğan, haber ve haberler hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir